Araç Kullanırken MP3’ün Önemi

Geçtiğimiz hafta boyunca ailem Zürik’te benimleydi. İşlerin yoğunluğu nedeniyle  katılamadım ama onlar araba kiralayıp her gün bi yerleri gezdiler. Akşamları da hasret gidermiş olduk. Tabii sonra dönüş günü geldi çattı. Uçuşları da dün sabah 10’da Münih’ten olunca sabahın köründe kalkıp onları uçaklarına yetiştirebilmek icin bi 4 saat araba kullandım. Onları bıraktıktan sonra da Zürih’e dönüp arabayı teslim etmem gerekiyordu. Neyse vedalaştık, ben de dönüş yoluna koyuldum.

Farkettim ki araba çok sessiz, dedim bari empiüçümü arabaya bağlayayım da ses olsun. Tabii sabahın 4’ünde kalkınca o sersemlikle yanıma almayı unutmuşum; mecbur Alman radyolarının insafına kaldım. Bilen bilir, Alman radyoları da dünyanın herhalde en sicco radyolarıdır. Müzikten daha çok uzun monoton bi konuşma hakimdir, sanki Termodinamik 2 dersini anlatıyor bezemenkler.

trt4
Bakın bu bir dramdır 😦

Ya dedim siz nasıl bi ızdırabsınız böyle? Münih’ten Zürik’e dönüş olunca tabii Almanca dışında hiçbir dil çekmiyor kanallarda. Banyoda ılık su ayarı yapar gibi kanal aradım. Bi tane İtalyan kanalı çıktı o da tam bir kafa ütüsü. Ben ayarı yapana kadar zaten hız limiti olmayan otobana girdim. Umutlar tükenip tam kapatıyordum ki Fransız radyolarından birine denk geldim. “Oh lan, ne zamandır Fransızca lisıning pratik yapmıyordum, bari şuna kulak kabartayım” dedim. Önce sunucu abla Orta Doğu, politika falan bi şeyler geveldi. Sonra Türki mürki diyip ardından bi akademisyen davetlimiz var diye ekledi. Merakla devamını beklerken Galatasaray Üni’den bir kadın akademisyen başladı ‘Cumhurbaşkan’ın şusu böyle, busu şöyle..’

“Yahu dünyada milyarlarca konu var, gittiniz bunu mu buldunuz bu cumartesi” diye söyleniyorum. Ama başka kanal da yok. Bu arada otobanda hız sınırı olmayınca 140-150 ile gitsen bile yavaş kalıyor. 200 ile giden bemeveler tarafından vınn diye geçiliyorsun. Kaldı ki hız yapmayı seven biriyim ama hızdan korktuğumdan çok da şeyapamıyorum. Tam bir paradoks. Ama yavaş gitsen bu sefer arkandan millet fiziksel olarak bi şey yapmasa da arabanın dibine kadar giriyor. Ha bi de rüzgar da çok, arabayı sarsıyor, teyze gibi iki elimle direksiyona yapıştım gidiyorum.

scaredcar
Vay efendim Saat de cinsiyetçi olmuş demesinler diye erkekli görsel

Bu esnada akademisyen ablanın konuşması arasında tanıdık bir ses çıktı; bizim malum kişi. Adamın konuşmasının birinden kesit almışlar, kayıt dinletiyolar. Bağırıyor yine bizimki. Sinirlerim hopladı tabii. Kanalı değiştirecem, elimi direksiyondan çekemiyorum; yavaşlamam lazım. Artık arkamdan gelecek küfürleri de dinlemeyip yavaşladım ve radyo kapama düğmesine kafa attım da kapandı. Yaklaşık 20 saniye boyunca yine o kulak tırmalayan sese maruz kalmıştım istemeden de olsa.

Ya Japonya’ya gittik, adam peşimizden adaya geldi olay oldu, gezi olayları için bir ay Tokyo’da eylemler yaptırdı; sakindır buralar, artık kafa dinleriz diye Zürik’e geldik, herif beni bu sefer de Münih’te Fransız radyosu dinlerken buldu. Hayır napayım, Antarktika’ya gidip penguen mi yemleyeyim, Grönland’da balina mı keşfedeyim arkadaş kaçış yok mu yav?

Umarım sizin hafta sonunuz benimkinden iyi geçmiştir.

Keyifli haftalar,

Ciao,

Ekin

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s