Ben Sezar’ı gömmeye geldim, övmeye değil!

Dostlar, Romalılar, yurttaşlar, dinleyin! Dev hizmet ayağınıza geldi!

Yanlış anlaşılmasın ha. Sezardan kastım Roma İmparatorluğu’nun o meşhur generalinden ziyade lidılsiizırs vb. yemek sipariş ettiğimiz mekanlar ve onlardan beyaz köpükten tabldot içinde ordan oraya akan yağlarıyla satın aldığımız hazır yemeklerimizdir. İşbu yazıyı paso hazır gıdaya, mamasepeti.kom türevi siteler aracılığı ile beslenmeye talim eden sevgili dostlarımıza, öğrenci kardeşlerimize ve üşengeç bekarlarımıza faydalı bir rehber olması açısından derin bir literatür araştırması akabinde takındığım tüm ciddiyetsizliğimle kaleme alıyorum.

Ailenizden uzakta bekar hayatı yaşıyorsunuz fakat canınız bazen ev yemeği mi çekiyor? Her defasında kapıyı açtığınızda karşınızda Kenan Sofuoğlu gibi kasklı montlu bir kuryenin size köpük içinde ne idüğü belirsiz mamaları getirmesinden mi sıkıldınız? Neyin nasıl yapıldığını bilmiyor ve internette yemek tarifleri ararken “Off hangisine bakacam ben yaa:((” diye kendinizi mi hırpalıyorsunuz? Lüzumu yok! Yurt içi ve yurt dışında beş yıl boyunca süren üstün, kapsamlı internet yemek tarifi siteleri araştırmam sonucu Türkçe bulabileceğiniz tüm sayfa türlerinin özetini sizlerle paylaşıyorum:

1) Default Paket Margarin User (a.k.a Kardiyoloji’ye tepki olarak doğmuş Oktay Usta):

Ne pişirdiğiniz önemli değil ama o 1 bardak sıvı yağı veya 1 paket margarini önceden hazır edin. Yarım kilo un ve 6 tane yumurta sarısıyla karıştırın. Sonraki prosedür diğer tüm sitelerle aynı. (Not: Bolca aşırı çok tuz ekmeyi unutmayın. )

2) CAPSLOCK EV HANIMI BLOĞU (a.k.a 50+ FÖNLÜ SARIŞIN GÜN TEYZEMİZ):

ÇOCUKLARI NEYİ ÇOK SEVİYORSA ONU YAPARLAR. DAHİ ANLAMINDAKİ DE, BAĞLAÇ OLAN Kİ VE SORU EKİ Mİ ONLAR İÇİN YEMEĞİN TUZU BİBERİDİR. YANLARINDAN HİÇ AYIRMAZLAR. EŞİNİN KOLESTROLÜ YÜKSEK DİYE YEMEĞİ TUZSUZ YAPAR AMA SİZ KATABİLİRSİNİZ. GENÇSİNİZ YAKARSINIZ.

3) Armudun Sapı Üzümün Çöpü Ekzantirik 15dk’lik İnternet TV Programı (Tercihen genç, iyi giyinimli, metroseksüel erkek aşçılarla):

Sadece Papua Yeni Gine yağmur ormanlarında bulunan ancak sizin Mısır Çarşısı’nda tüm gün arasanız bile bulamayacağınız bir tür olan; lakin ki yemeğe esas lezzetini veren o baharatı kullanmayı çok severler. Marul salatasına hafif bir kıtırlık versin diye salatalıkların kabuklarını ince kesip küp küp doğramaya bayılırlar. Bütün gün yemek yapmanız icab edebilir. (%70 kız düşürme garantili olduğu Paris Institute of Sexology laboratuvarları tarafından kontrollü deneylerle kanıtlandı.)

4) Kendine Güvenen Hanım Kızımız Bloğu (Bekar ya da yeni evli içerir):

Annesi de iyi yemek yapar ama anneannesi onun için bir başkadır:)))) Yazdığı her satırın sonunda güller açar:)))) Aslında anneannesi fırında tavuğu soğansız yapıyodur ama siz isterseniz yarım soğan koyabilirsinizdir:)))))

Sayfadaki tüm smileyleri toplayacak olursanız Nobel Barış Ödülü bu hanım ablamıza gitmelidir. Bonus smiley: ^^

5) Doktor Ötker Blog Reloaded (a.k.a Üniversiteli Pratik Kız)

Ev yemeğini çok sever ama mutfakta gereksiz bir dakika bile geçirmeyi sevmez. Dr. Ötker onun için hem çok pratik, hem çok katkı içermeyen, çok lezzetli ürünler sunmuştur. Poşeti boşaltır, suyunu sütünü katar; afiyet olsundur:)

Evet arkadaşlar. Bundan sonra neyi nerede bulacağınızı biliyorsunuz. Zaman kaybetmeye, abuk subuk şeyleri yemeye son. Haydi mutfağa!

Afiyet olsun.

Ciao

Yayınlayan

ordasaatkac

Benim hakkımda degil ama benim yazmam hakkında birkac kelam: Kocaeli'nin Darıca ve Gebze ilçelerinde geçirdiğim ilkokul ve lise dönemlerinde olsun, Ankara'nın ODTÜ'sunde sular seller gibi akıp giden beş yılım olsun hayatım boyunca yazmaktan kaçan bir insan oldum. Annem "Oğlum hadi yaz" dedi, yazmadım. Hocam "Yaz" dedi yazmadım (Zorla yazdım). Arkadaşlar "Yaz artık amk" dediler (arkadaşlarım da biraz terbiyesiz mi nedir) yine yazmadım . Yazmadım oğlu yazmadım. Marifet sanki. Sonra ne mi oldu? Bi gün yazacağım tuttu. Yazmaya başlamam aynı zamanda siyah zeytini sevmeye başlamamla aynı döneme denk gelir hatta. Ne zaman yüksek lisansım için taa anasının nikahına Japonya'nın başkenti Tokyo'ya gittim, işler değişti. Önce canım deli gibi zeytin çekti; sonra etrafımda olan biteni, bu ilginç yaşamı ve dünyamı facebook profilimde bir takım arkadaşlarımla paylaşmak için ufaktan ufaktan iletiler yazmaya başladım. Şöyle biraz geçmişe gidip gördüm ki 2012 Ekiminden 2014 Aralığına kadar neredeyse 80 word dokümanı ileti yazmışım. Peh. En azından benim gibi yazmaktan kaçan bi insan için peh. Tabii her zamanki gibi "Yazmayı sevmiyorum ben yae" bahanesiyle arkadaşlarımın bin bir ısrarına rağmen blog açmayı erteliyordum. Sonra, 2015 Ocak başında 2015in Mayısına kadar bulunacağım İsviçre'nin Lozan şehrine doktora stajımı yapmaya geldim ve bir gün kendime: "Yeter lan, aç açacaksan şu bloğu" dedim; açtım. Şaka gibi. Yazmak için illa kıta değiştirmem gerekiyormuş gibi. Neyse, umarım bu saatten sonra göçebeliğe kısmi bir son verip seyahat anılarımı aktarabilirim. Gezi ve gözlemlerimle ilgili zirzop paylaşımları yapacağım blog ve facebook sayfalarımda keyifli zaman geçirmeniz dileğiyle. Ciao, Ekin B.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s